BİTKİLERLE HERŞEY

HANGİ BESİN NEYE FAYDALI?

5/11/2009 · Kategori: ŞİFALI BİTKİLER

Rejim yapanlara, alkol ya da sigaradan vazgeçmeyip ama etkisinden korunmak isteyenlere yer fıstığı; kilo almak isteyenlere üzüm; enerjisi düşük olanlara incir; adet döneminde rahatlamak isteyenlere badem; cildini önemseyenlere kayısı; stresten tansiyonu yükselenlere kaju; hamilelere ise fındık…

Hangi Besin Neye İyi Geliyor?

Kuru Üzüm

• Üzüm ürünlerindeki demir, kalsiyum ve potasyum minerallerinin, kemik gelişimi yanında kansızlığı, halsizliği, zayıflığı ve ishali tedavi edici özelliği bulunmaktadır.
• Kilo almak isteyen de rejim yapmak isteyen de üzüm yemelidir çünkü enerji verir.
• Protein ve karbonhidrat kaynağıdır
• A,B1,B2,B6, C vitaminleri ile fosfat, kalsiyum, demir, fosforik asit, organik asitler, formik asit minerallerini içerir.
• Günlük kalsiyumun 1/5'ini ve demirin ise 1/3'ünü karşılar. Mineraller halsizliği, kansızlığı, ishali ve zayıflığı tedavi eder.
• Karaciğer zafiyetine, öksürüğe, bronşite de iyi gelir.
• Mideye çok faydalıdır.

Kuru İncir

• Enerji verir.
• Vitamin ve mineral bakımından zengin bir gıdadır.
• Bağırsaklardan toksik maddelerin atılması kandaki kollestrol seviyesinin düşürülmesi gibi faydaları da vardır.
• İncirin kurutulmuşu çok değerli olup, iyi bir besin kaynağıdır.
• İncirin bünyesinde şeker, albüminli maddeler, organik asitler, pektin, provitamin, A, B1, B2, C vitaminleri, magnezyum, kükürt, fosfor ve unlu maddeler bulunur.
• İnciri cevizle birlikte yerseniz hem vücudunuzu zehirlerden korur, hem de bronşite iyi gelerek öksürüğü keser. Nezle için de faydalıdır.

Yer Fıstığı

• Yaşlanmaya karşı vücudu koruduğu gibi alkol ve sigaranın zararlı etkilerini de azaltır.
• İçerdiği B3 vitamini zihni açar.
• Posalı bir besindir. Posalı besinler kanser yapıcı zararlı maddelerin bağırsakta kalma süresini kısalttığı ve bağırsak duvarı ile temasını azalttığı için kanserden korunmada faydalı olurlar.
• Oxford Üniversitesi uzmanları yerfıstığının glisemek endeksi en düşük çerezlerden biri olduğunu ortaya koydu. Yani yerfıstığı kan şekerinizi yükseltmez. Hem yağ depolonmasını yavaşlatır hem de sık sık acıkmanızı önler

Badem

• Omega 3 kaynağı olarak kalp ve damar dostu bir besindir. İçinde bulunan Omega 3 kan pıhtılaşmasını ve damar sertliğini önler; tansiyonu düşürür, şeker hastalarında kalp hastalığı riskini azaltır.
• E vitamini bakımından zengin olması nedeniyle antioksidan ve yaşlılık engelleyici bir gıdadır, adet döneminde kan şekeri düşüklüğünü engeller.
• Bor bakımından zengindir; kemikleri güçlendirir.
• İçinde bulunan kalsiyum kandaki kolesterol düzeyini düşürür, kemik erimesini önler.
• İçinde bulunan magnezyum adet dönemi gerginlikleri ile adet öncesinde karında gaz, ruhsal durum değişiklikleri, baş ağrısı, şekerli ve tatlı besinlere istek, uykusuzluk, yorgunluk, baş dönmesi gibi belirtilerin azalmasına yardımcı olur.
• Alınan posa miktarı arttıkça koroner kalp hastalığı ve buna bağlı gerçekleşebilecek risklerde azalma olduğu saptanmıştır. Haftada en az 5 adet badem yiyenlerde koroner kalp rahatsızlığının daha az ortaya çıktığı belirtilmektedir.
• Bademde bulunan yağlar kötü kolesterolü azaltır.
• Vücut direncinin artmasında, yaraların iyileşmesinde, tat ve koku duyusunun oluşumunda faydalı; büyüme, gelişme ve gebelik dönemlerinde ihtiyaç duyulan çinko minerali içerir.

Kayısı

• Cildi, mikrop ve mantarlardan korur, güzelleştirir.
• Deriyi korur ve yaraların tedavi edilmesinde birebir besin aracıdır
• Gözlere parlaklık verir.
• Bağırsak tembelliğini giderir.
• Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
• Fazla kiloları önler
• İştah açar, kan yapar, bedensel ve ruhsal yorgunlukları alır.
• Sinirleri güçlendirir.
• Uyku verir.
• Cilt güzelliği için birebirdir
• Vitamin A yönünden çok zengin bir kaynaktır.

Kaju

• İçerdiği potasyum tansiyon düşürücü özelliğe sahiptir. Ayrıca sinirlerin ve kalp kaslarının sağlıklı çalışmasını sağlar.
• Vücudu hastalıktan koruyan, şeker hastalığının gelişimini engelleyen ve antioksidan olarak nitelenen bir mineral olan selenyum içerir. Yine bu mineral, vücudu kimi metal zehirlenmelerinden korur, kansere karşı direnci arttırır.
• Özellikle hamilelerde takviyesi gereken demir mineralini içerir.
• İçerdiği D vitamini kemiklerin güçlü olmasını sağlar, kemik hastalıklarının oluşmasını önler, bağışıklık sistemini güçlendirir.
• İçerdiği magnezyum minerali ile vücudumuzdaki kemik ve sinir dokusunu, kasların çalışmasını ve kalp atışlarını düzenler; adet dönemi gerginliğini azaltır.
• Vücut direncinin arttıran, yaraların iyileşmesini sağlayan, sperm hareketlerini arttıran, büyüme, gelişme ve gebelik dönemlerinde etkili olan çinko mineralini içerir.

Fındık

• Omega 3 kaynağı olarak kalp ve damar dostu bir besindir.
• İçinde bulunan Omega 3 kan pıhtılaşmasını ve damar sertliğini önler; tansiyonu düşürür, şeker hastalarında kalp hastalığı riskini azaltır.
• E vitamini bakımından zengin olması nedeniyle antioksidan ve yaşlılık engelleyici bir gıdadır, adet döneminde kan şekeri düşüklüğüne faydalıdır.
• İçerdiği E vitamini şeker hastalığının gelişimini engeller; kalp, damar, beyin ve sinir fonksiyonlarını düzenler, yaraların iyileşmesine faydalı olur, prostat kanserinden korur.
• Fındıkta bulunan B5 vitamini stresi giderici özelliği olan bir vitamindir.
• İçerdiği B6 vitamini bağışıklık sistemini güçlü tutmaya yarar, kan şekeri düşüklüğüne faydalıdır.
• Gebelikte mutlaka takviyesi gereken B9 vitamini içerir. B9 vitamini damar sertliği yapıcı maddeyi azalttığı gibi kalp krizi, felç ve bunama riskini de azaltır.
• İçerdiği D vitamini kırmızı kan hücrelerinin yapımında rol alır, cilt yaralarının iyileşmesini hızlandırır.
• İçerdiği krom, kan şekerindeki oynamaları engellemek için gereklidir.
• Bor bakımından zengindir; kemikleri güçlendirir.

 Haber 7

Yazının Devamını Oku...

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

PİKAN CEVİZİ VE FAYDALARI

4/11/2009 · Kategori: ŞİFALI BİTKİLER

Batı Akdeniz Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü (BATEM) Müdürü Suat Yılmaz, ana vatanı Orta Amerika olan Pikan cevizi fidanının Türkiye'de sadece BATEM bünyesinde yetiştirildiğini ve diğer bölgelere gönderildiğini belirterek, bu cevizin, bir çok kalp damar hastalıkları ve kolesterol kontrolünde çok faydalı olduğunu bildirdi.

BATEM Müdürü Suat Yılmaz, düzenlediği basın toplantısında, Pikan cevizi ve çeşitlerini tanıttı. Pikan cevizinin Türkiye'de yaygın olmadığını, fidanının sadece BATEM bünyesinde yetiştirildiğini kaydeden Yılmaz, Pikan cevizinin ana vatanının Orta Amerika olduğunu söyledi. Bu cevizin sıfırın altında 6 dereceye kadar dayanıklılık gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, Pikan cevizinin dünya üzerindeki üretiminin yaklaşık 250 bin ton civarında olduğunu, yeni bir ceviz olması nedeniyle Türkiye'deki üretimi konusunda henüz bir bilgiye sahip olmadıklarını belirtti.

Pikan cevizi konusunda Türkiye'de ilk çalışmaların 1950'li yıllarda başladığını, ilk ciddi çalışmaların ise 1970'li yıllarda yapıldığını anlatan Yılmaz, ''Uzun yıllar yapılan çalışmalar sonucunda şu an en az beş çeşidin Türkiye'ye uyum sağlayabileceğini tespit ettik'' dedi.

Yılmaz, Pikan cevizinin Türkiye'de daha çok sahil kesiminde yetiştiğini, yüksek alanlarda yetişip yetişmeyeceği konusunda henüz bir fikirleri olmadığını kaydetti. Pikan cevizinin, fidanının dikilmesinden beş yıl sonra ürün vermeye başladığını ve 250-300 yıl kadar yaşadığını vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

''Bu süre 500 yıla kadar da çıkabilir. Dekar başına 15-20 adet fidan dikilmesi halinde her bir ağaçtan 50-100 kilogram ürün elde edilebilir. Pikan cevizi içerik yönünden de çok zengin. İçerisinde yüzde 70-71 oranında yağ var. Bu yağın yüzde 93'ünden fazlası doymamış yağ asidi. Bu ne demek? Bu şu demek: Pikan cevizi, bir çok kalp damar hastalıkları ve kolesterol kontrolünde çok faydalı bir ürün.''

Bu yıl 3 binin üzerinde Pikan cevizi fidanı üretiklerini bildiren Yılmaz, dört çeşit ve bir anaç türün tescil işlemlerini yaptırdıklarını ve şu an enstitünün Pikan cevizinin bu beş türünü ürettiğini kaydetti. Yılmaz ''Amacımız Türkiye'ye yeni yeni ürünleri tanıtmak, ülkemizin mevcut zenginliklerini ortaya koymak'' dedi.

Pikan cevizi birinci sınıf fidanların tanesi 20 TL'den satıldığını vurgulayan Yılmaz, bu cevizin aşılama işlemenin zor olduğunu ve ustalık gerektirdiğini, üretmek isteyenlere yardımcı olabileceklerini söyledi. Yılmaz, Pikan cevizinin Türkiye'deki diğer ceviz türlerine aşılanamadığını, aşılansa dahi Türkiye'deki ceviz türlerinin yaşadığı soğuk alanlarda, ılıman iklimde yetişen Pikan cevizinin zarar göreceğini anlattı.

Yılmaz, BATEM'de üretilen Pikan cevizini, kilogramını 10 TL'den satışa sunduklarını, son zamanlarda Pikan cevizine talebin arttığını, az bulunduğu için de pazar sorunu olmadığını sözlerine ekledi.

Yazının Devamını Oku...

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

DOMUZ GRİBİ AŞISI KİMLERE YAPILMALI?KİMLERE YAPILMAMALI?YAN ETKİLERİ NELERDİR?

3/11/2009 · Kategori: SAĞLIK

Türkiye'de, İtalya'da üretilen "fosetria" adlı H1N1 aşısı uygulanmaya başlandı. Aşı olacaklara hastanelerde bilgilendirme formları da dağıtılıyor.

Formlarda aşının kimlere yapılmayacağına ilişkin uyarılar var. Buna göre, yumurtaya karşı allerjisi olanlar, önceki grip aşılarına allerji gösterenler, çevresel sinir sistemi bozukluğundan kaynaklanan gbs sendromu geçirmiş kişiler ile kauçuğun hammaddesi olan latex'e allerjisi olanların aşı olmamaları isteniyor. 38 derece ve üstü ateşi olanlar da aşı yapılmayacak gruplar arasında yer alıyor.

Bilgilendirme formunda aşının yan etkilerine ilişkin uyarılar da var. Buna göre, aşı uygulanan yerde kızarıklık, hassasiyet ve şişlik oluşacak, baş, kas ve eklem ağrısı yaşanabilecek. Ateş, mide bulantısı, terleme, üşüme ve titreme ile lenf bezlerinde şişlik de yan etkiler arasında.

Formda, çok nadiren görülebilecek korkutucu yan etkilere dair uyarılara da yer veriliyor. Ciddi allerjik reaksiyonlar, beyin dokusu, sinir, böbrek ve damar iltihabı, bilinç kaybı ve istemli kaslarda şiddetli ritmik kasılmalar, yüz felci ve solunum sistemi rahatsızlıkları bunlar arasında sayılıyor.

Bilgilendirme formunda bu ağır yan etkilerin, yıllardır kullanılan mevsimsel grip aşılarında zaman zaman görüldüğü hatırlatılıyor. Domuz gribi aşılarında bu tür belirlenmiş yan etkilere şu ana kadar rastlanmadığı, sadece görülebileceği varsayımından yola çıkılarak bu uyarıların yapıldığı vurgulanıyor.
kaynak:mynet.com

Yazının Devamını Oku...

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

BALLLA GÜZELLEŞİN

30/10/2009 · Kategori: GÜZELLİK

Bal, bir güzellik ve sağlık iksiri olarak kabul ediliyor. Siz de ev yapımı güzellik reçetelerinden hoşlanıyorsanız, balı yanınızdan ayırmamalısınız. İster cildinizde ister saçlarınızda balın mucizevi etkisini görmek hem pratik hem de son derece ucuz.

Yüz temizleyicisi: 1 yemek kaşığı balı, 1 avuç ince çekilmiş badem ve ½ çay kaşığı limon suyuyla karıştırın. Karışımı yüzünüze sürüp bir süre ovalayın. Cildinize iyice nüfuz ettiğinden emin olduktan sonra bol suyla yüzünüzü yıkayın.

Sıkılaştırıcı yüz maskesi: 1 yemek kaşığı balı, 1 yumurta beyazını, 1 çay kaşığı gliserini mikserde çırpın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza sürün. 10 dakika kadar bekledikten sonra ılık suyla yıkayın.

Saç kremi: 1/2 fincan balı 1/4 fincan saf zeytinyağı ile karıştırın. Saçlarınız normal kuruluktaysa yalnızca 1 yemek kaşığı yağ katın. Karışımı saçlarınıza sürdükten sonra başınıza bir bone takıp yarım saat bekleyin. Saçlarınız şampuanla yıkadıktan sonra durulayın. Kuru saçlarınızın canlanıp parladığını göreceksiniz.

Tonik: 1 yemek kaşığı balı ve kabukları soyulmuş elmayı mutfak robotunda iyice ezin. Yüzünüze sürüp 15 dakika bekledikten sonra ılık suyla yüzünüzü durulayın.

Saç parlatıcısı: 1 çay kaşığı balı, 4 bardak sıcak suda eritin. Saçlarınızı şampuanladıktan sonra hazırlamış olduğunuz suyu saçlarınızın dibine çok fazla değdirmeden uçlarına doğru uygulayın. Daha sonra durulama yapmadan saçlarınızı kurutun. Parlaklığı görünce şaşıracaksınız.
KAYNAK: mynet.com
<_script /><_script />
Yazının Devamını Oku...

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

« Önceki :: Sonraki »