BİTKİLERLE HERŞEY

KADINLARA YARLEŞTİRİLEN GEBELİĞİ ÖNLEYİCİLER

26/10/2009 · Kategori: KADIN

Her çağda, dölyoluna yabancı cisimler konmuş, boşluğun dibi tıkanarak spermayı durdurma amacı güdülmüştür. Bu alanda en büyük başarıyı, dölyolunun dibine sirke emdirilmiş sünger koyan Romalılar sağlamışlardır. Asetik asit tartışmasız en iyi sperma öldürücüdür. Bu yöntem doğum kontrol haplarının çıkışma kadar kullanılmış ve Batı toplumlarında eczacılar 1960 yıllarına kadar, fahişelerin çok kullandıkları küçük süngerler satmışlardır.

Kadın koruyucuları

Erkekler gibi kadınlar da bir tür kauçuk koruyucudan yararlanabilirler. Bunlar dölyolunun dibinde bir engel oluşturarak spermatozoyitlerin dölyatağı boynuna girmelerini önlemek amacıyla kullanılan küçük kauçuk araçlardır. Gerçekte, kauçuk bir engel ile kimyasal korunmayı (sperma öldürücü madde) birleştiren karışık bir yöntem sözkonusudur. Erkek prezervatifleri gibi bu araçlar da geçici kullanılırlar. İlişkilerden önce yerleştirilir, 8-10 saat sonra çıkarılırlar.

Çok çeşitli türleri vardır.

Diyaframlar

Sırasıyla diyaframın, görünümünü, kullanma koşullarını ve yerleştirilmesini inceleyeceğiz.

Görünüm

Diyaframlar aşağı yukarı yarıküresel biçimli, çok ince ve yumuşak lateksten yapılmış bir merkezden oluşurlar. Çevrelerinde daire biçimi ve sarmal bir yay bulunur. Bu yay bir kauçuk sargı içindedir.

2,5 mm aralıklarla 18 değişik boy diyafram vardır. En küçüğü 52,5 mm, en büyüğü 95 mm çapındadır.

Aygıtın yerleştirilmesi kadına hekim tarafından gösterilecek ve açıklanacak, aynı biçimde uygun ölçü de hekim tarafından saptanacaktır.
Kullanma koşulları

Diyaframı vermeden önce hekim dölyatağı miyomu, dölyatağı borusu iltihabı, yumurtalık kisti gibi hiç bir yapısal bozukluk ya da kadın hastalığı bulunmadığını saptamalı ve kadının anatomisinin diyaframa uygun olduğuna inanmalıdır. Ayrıca cinsel organ düşüklüğü olmadığını, dölyatağı boynunun sağlam olduğunu ve dölyatağı boynu kanseri bulunmadığını saptamak zorundadır.

Yerleştirme

Diyaframın boyutu belirlenince, kadına nasıl kullanacağını öğretmek gerekir. Hekim, diyaframın önde çatı kaynağına, arkada dölyolu arka çıkmazına yaslanarak dölyatağı boynunu örtmesi gerektiğini kadına söylemelidir.

Kadın, diyaframın dibine sperma öldürücü bir macun, v.b. yerleştirdikten sonra, diyaframı Sağ elinin baş ve orta parmaklarıyla tutarak dölyoluna sokar; bu durumda diyafram, dölyolu içinde kayarak dölyolu arka çıkmazına dayanır. O zaman, aracın ön kenarını yukarı doğru itmek, kolayca çatının arkasına yapışmasını sağlar. Kadın bundan sonra, işaret parmağını dölyolu boşluğuna sokarak, diyaframın dölyatağı boynunu iyice örtüp örtmediğini denetlemelidir. Aracın çıkarılması çok kolaydır: İşaret parmağını kanca gibi kıvırarak çatıya yapışan ön ucu tutmak ve hafifçe öne aşağıya doğru çekmek yeterlidir. Bundan sonra, diyafram kolayca çıkarılabilir.

Diyaframın varlığının, cinsel ilişki sırasında duyulmadığını belirtmek gerekir.

Diyaframı kullanma ilkeleri

Diyaframın ilke olarak, cinsel ilişkiden en çok bir saat önce yerleştirilmesi gerekir. Her zaman, dibine sperma öldürücü krem konmalı ve cinsel ilişkiden sonra 8-10 saat çıkarılmamalıdır.

Ayrıca, her kullanımdan sonra yıkanmalı, kurutulmalı, pudralanmalı ve kutusunda saklanmalıdır.

Sonuçlar ve başarısızlıklar

Başarısızlık oranı oldukça yüksektir (yüzde 50 dolaylarında).

Bununla birlikte kadınların sorumlu olduğu başarısızlıklarla, yöntemin sorumlu olduğu başarısızlıklar arasında ayrım yapmak gerekir.

Kadınların sorumlu olduğu başarısızlıkların nedeni, bazı kadınların bu doğum kontrol yöntemini öteki yöntemlerle birlikte kullanmaları, dolayısıyle de aracı her ilişkiden önce takmamalarıdır. Kadın gebe kaldığında, bu istenmeyen gebeliğin sorumlusunun hangi yöntem olduğu bilinemez.

Doğrudan doğruya yönteme bağlı başarısızlık durumları, diyaframın boyunun seçiminde bir yanlışta, gereğince yerine oturtulmamış olmasında ya da organa tam bir uyma sağlamayacak eksik bir engel oluşturmasındadır.

Diyafram hiç bir zaman kusursuz bir doğum kontrol aracı olmamıştır ve başarısızlık yüzdeleri her zaman yüksektir. Günümüzde yerini, spiral ve doğum kontrol hapları almıştır.

Üstelik yerleştirilmesi güçtür ve deneyler yalnızca 2 kadın grubu tarafından kullanıldığını ortaya koymuştur: Doğum kontrol hapı kullanmak tan korkanlar; spiral ve doğum kontrol hapı kullanmasında sakınca olanlar. Asıl şaşırtıcı olan, kullanılması çok kolay ve son derece etkili erkek prezervatifleri bulunduğu halde çiftlerin çoğunlukla etkisiz kalan bir kadın korunma aracı kullanmada diretmeleridir.

Yazının Devamını Oku...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

MAKYAJIN TEMEL KURALLARI

26/9/2009 · Kategori: KADIN

Rujumun kalıcığını nasıl arttırabilirim?

Dudak renginize yakın ya da rujunuza uygun renkte bir dudak kalemiyle dudağınızın hatlarını çizerek belirginleştirin. Bir ruj fırçası yardımıyla doğal görünüm elde edebilmek için belirginleştirilmiş dudak çevresindeki çizgiye ait rengi dudağa nazikçe yayın. Daha sonra bir mendil yardımıyla doğal dudak rengi görünümü elde etmek için dudağınızı biraz silin ve ardından dudağınızda çok boyutlu görünüm ve uzun süre kalıcı renk için dudak parlatıcı uygulayın.

Cildimde fondöteni test edebileceğim en iyi bölge neresidir?

Fondöteni elinizde denemeyin çünkü elinizin tonuyla yüzünüzün tonu hiçbir zaman aynı değildir. Fondöteni uygulayabileceğiniz en iyi yer çene çizgisidir. Eğer fondöten teninizde kayboluyorsa yani ten renginizle aynıysa o zaman o ton sizin için doğru renktir. Fondöteni her zaman gün ışığında deneyin.

Sabahları uyandığımda gözlerim genellikle yorgun ve kırmızı görünüyor. Daha aydınlık bir görünüm için ne yapmalıyım?

Gözlerinizin daha büyük ve göz çevrenizin daha parlak görünmesini sağlamak için az bir miktar kapatıcıyı göz altına uygulayabilir ve alt kirpik çizginize açık renk bir göz kalemi uygulayabilirsiniz.

Kaşlarımı nasıl daha düzgün yapabilirim?

Düzgün şekillenmiş kaşlar, gözlerinize çerçeve oluşturur ve yüzünüze hoş bir ifade verir. Bunun için kaşlarınızı profesyonel bir güzellik merkezinde aldırarak şekillendirebilirsiniz. Saç renginizle uyumlu bir kaş kalemi ya da kaş maskarasıyla, kaşınızı belirginleştirin ve daha sonra fırçayla şekil verin.

İnce dudaklara sahibim ve onların daha dolgun görünmelerini istiyorum. Bunu sağlamak için bana ipucu verir misiniz?

Rujunuzu alt ve üst dudağınıza dudak fırçasıyla uygulayın ve ardından daha açık tonda olan bir ruju alt dudağınızın ortasına sürün. Unutmayın ki koyu ve mat renkler dudaklarınızın daha küçük görünmesine neden olacaktır. Son olarak dudaklarınızın orta kısmına dudak parlatıcısı uygulayarak dilediğiniz dudaklara kavuşun.

Makyaj malzemelerimi ve fırçalarımı nasıl temiz tutabilirim?

Makyaj malzemeleriniz özellikle de fırçalarınız bakteri oluşumuna yatkındır. Temizlikleri sağlanmadığı takdirde cildinizde çeşitli lekeler oluşabilir. Bunun için makyaj süngerlerinizi ve fırçalarınızı düzenli olarak temizlemelisiniz. Fırçalarınızı ılık su içerisinde az miktarda şampuan ile temizleyiniz, ardından durulayınız ve kurumaya bırakınız.

Soluk bir tene sahibim ama güneşsiz bronzlaştırıcı ürünler kullanmaktan çekiniyorum. Bronz ve sağlıklı bir görünüme kavuşmak için ne yapabilirim?

Elmacık kemiklerinize süreceğiniz Arabian Glow Top Allıklar ile istediğiniz bronz görünüme kavuşabilirsiniz.
Yazının Devamını Oku...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

KALICI MAKYAJ NEDİR?HANGİ BÖLGELERE UYGULANIR?AVANTAJLARI NELERD

26/9/2009 · Kategori: KADIN

Nedir bu kalıcı makyaj?

Kalıcı makyaj; lokal anesteziyle de uygulanabilen ağrısız bir medikal uygulamadır. Kalıcı makyaj veya güzellik uzmanlarının değimiyle mikro-pigment uygulaması, mikro, steril ve tek kullanımlık bir iğneyle doğal ve mineral renklerin deri yüzeyinin hemen altına aşılanması olarak açıklanıyor. Anti alerjik boyalar özellikle yüz ve vücut kullanımı için tasarlanmış olup, katkı ve koku maddesi içermiyor. Daha çok kozmetik-dövme sayılabilecek bu işlem sayesinde kaş, göz çizgisi veya dudaklarda doğal cilt rengine uyumlu makyaj uygulanıyor. Bu sayede cillteki bazı ufak kusurlar kapatılabiliyor veya anatomik bozukluklar giderilebiliyor. Böylece kişi daha bakımlı ve genç bir görünüm kazanılabilir.

Tarihçesi: Uzak Doğu'da başlı başına bir kültür olan bu metodun kökeni cok uzun yıllara dayanmaktadır. Geçmişi 500 yılı aşan bu yönteme Kaptan Cook, coğrafi keşiflerinde rastlamış ve 1774 yılında Avrupa'ya taşımıştır. O zamandan bugüne kadar geniş kitleler tarafından kabul görmüş, araştırılmış ve yeni yöntemler geliştirilerek zenginleştirilmiştir.

Hangi bölgelere uygulanır?


Majör uygulama alanları, kaş, göz, dudaktır. Ayrıca bazı hastalıklar sonucu kaş, kirpik ve saç kaybı oluşmuş kişilerde bu alanlar doğala benzeyen çizgilerle kalıcı olarak doldurulabilir. Meme ameliyatları sonucu göğüs ucu oluşturulmasında, derideki renk farklılıklarının giderilmesinde, bazı lekelerin derinin normal rengine dönüştürülmesinde , yapay ben ve benzeri talepleri karşılamada rahatlıkla kullanılabilir.

Kaş uygulaması kimlere yapılır?

Kaşları seyrek olanlar,hiç kaşı olmayanlar,kaşlarında yara ve ameliyat sonrasında boşluğu kalanlar, kaşının şeklini beğenmeyenler, kaşları ince ve asimetrik olan kişilerde uygulanır.

Göz uygulaması kimlere yapılır?

Gözlüksüz makyaj yapmakta zorlananlar, makyaj yaparken elleri titreyenler,göz çevresini belirginleştirmek isteyenler , yüzüne göre küçük gözleri olanlara uygulanır. Ayrıca istenilen renkte çizgi çekilerek gözlere daha anlamlı bir ifade de verilebilir.

Dudak uygulaması kimlere yapılır?


Dudak kenar çizgisinin kalıcı olarak çizilmesini ve belirginleşmesini isteyenlere, üst veya alt dudaklarında asimetri bulunanlara,dudak çevresi belirsiz ve dudak renginin soluk olduğu kişilere ,dudakların çekici ve dolgun bir görünüme kavuşturulmasını talep edenlere uygulanır.


Kalıcı makyajın avantajları nelerdir?

Kalıcı makyaj yöntemiyle bayanların makyaj için harcadıkları zaman kaybı tamamen ortadan kalkmış olur. Sporcular, çalışan bayanlar, günün her saati makyajlı ve güzel görünmek isteyenler ve makyaj yapmakla vakit kaybettiğini düşünen bütün kişiler için ideal bir yöntemdir.

Uygulama:

Uzmanlar 11 kaş şekli olduğunu söylüyor. Önce yüze şekline göre kaş çiziliyor. Daha sonra kirpik ekimi ve eye liner uygulaması yapılıyor. Böylece gözler kendinden sürmeli gibi görünüyor.
Kalıcı makyajın son adımında dudaklar var. Dudakların hem içi dolduruluyor hem de kontürleniyor. Renk olarak kırmızı veya pembe gibi naturel renkler seçiliyor. boyalar, tamamen bitki köklerinden oluşuyor. Ürünler hipo-allerjik.

Kalıcı makyajda 50ye yakın renk bulunuyor. Kimyasal olmadığı için ortalama dört yıl kalıyor. Uygulama gerekirse iki seansta gerçekleşiyor. İkinci seans ilkinden 21 gün sonra tekrarlanıyor. Çalışma genel olarak bir buçuk saat sürüyor. Renk ve şekil belirlenip sabitleniyor. Ayrıca kişiye alerjik testler yapılıyor. Uygulama sonrası kalıcı makyaj 3-5 yıl dayanıyor.

Saçlar dolgunlaştırılıyor

Saç diplerine yapılan kalıcı makyaj metodu ise saçında seyreklik olanlara o bölgelerde renk koyulaşma şeklinde uygulanıyor. Uygulama bir buçuk saat sürüyor ve 20-25 gün sonra rötuş yapılıyor. Kalıcı makyajın kalıcılığı uygulanan bölgeye ve renge göre değişiyor koyu renkler daha uzun süre kalabiliyor. Ortalama iki-üç yıl kalıyor. İşlem sırasında su bazlı boyalar kullanılıyor. Kişiye özel iğne uçları kullanılıyor. Saçların fiyatı ihtiyaca göre değişiyor.

Kalıcı makyaj büyük kolaylık sağlıyor!

Kalıcı makyaj parlak ve yüzeysel görünen normal makyaja oranla daha doğal görünüyor. Bunun yanı sıra makyajı tazeleme, yenileme, ekleme gibi dertler ortadan kalktığı için, kişi hem zamandan hem de bütçeden tasarruf sağlıyor. Kalıcı herkese uygulanabiliyor. Uzmanlar ise kalıcı makyaj yaptıran müşteri grubuna çalışan kadınların hakim olduğunu söylüyor. Seyrek, çok açık renk ya da yarım kaşları olanlar, hassas gözleri yüzünden maskara kullanamayanlar, seyrek kirpikleri şikayetçi olanlar, lens kullananlar, kozmetik ürünlerine alerjisi olan kadınlar, artrit hastaları, stresli veya ağır işlerde çalışanlar, atletler, sporcular, profesyonel hayatta sürekli iyi görünmek zorunda olanlar kalıcı makyaja en çok rağbet edenler arasında bulunuyor. Yöntem, yüzde estetik açıdan simetri yaratmak isteyenler ve dağılmayan makyajın avantajını kullanmayı amaçlayan kadınlar için de ideal.

Yazının Devamını Oku...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

KALÇALARINIZIN SIMSIKI OLMASI İÇİN :

24/9/2009 · Kategori: KADIN

Kalçalarınızın sıkı görünmesini istiyorsanız, öncelikle olarak vücudunuzdaki şişkinlikten kurtulmanız gerekir. Bunun için şu önerilere göz atın: Çiğ sebzeler pişmişlere oranla daha şişkinlik yapar. Bunun için sebzeyi pişirerek veya buharda haşlayarak yiyin. Kuru fasulye ve nohut en fazla şişkinlik yaratan ve gaz yapan besinlerdir. Bu nedenle pişirmeden önce 2 saat yumuşamaları için suda bırakın. Mümkünse kabuklarından ayırın.

A ve E VİTAMİNİ ALIN

Ayırmıyorsanız, bir kaç dakika haşlayıp, ilk suyu dökün. İyi pişirin ve yavaş yavaş, iyice çiğneyerek tüketin. Anason, kekik ve biberiyeyi kaynatarak içerseniz şişkinliğinizi alır. Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği saatlerinizi sabitleyin. Öğünlerinize en az yarım saat ayırın. Asla hızlı, stresli ve geçiştirerek yemeyin ve öğün atlamayın. Doyduğunuzu hissettiğiniz anda yemek yemeği bırakın. Lifi yüksek içecekler içmeyin. Midenizde şişkinlik yaratır. Karnınızdan nefes almayı ve rahatlamayı öğrenin. Günde 2 kez, sabah ve akşam, yere uzanın, ellerinizi midenizin üzerinde birleştirin ve bir çok kez derinden ve karnınızdan nefes alıp verin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin. Ayrıca vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir. Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin. Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, çikolata, kızartma ve undan uzak durun. Güne mutlaka kahvaltıyla başlayın. Maydanoz ve hindiba bol tüketin.

Yazının Devamını Oku...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::