BİTKİLERLE HERŞEY

ZEKA GELİŞTİREN OMEGA3 EN ÇOK HANGİ BESİNDE BULUNUR?

5/12/2009 · Kategori: SAGLIK

Beyin yapısının büyük kısmının yağ dokusundan oluştuğunu belirten Prof. Dr. Küçüködük, çocuk beslenmesinde yağ içerikli gıdaların büyük önem arz ettiğini kaydetti.

Omega-3 ve Omega-6 yağ asitlerinin sinir hücrelerinin (nöron) büyüme ve gelişmesinde son derece önemli rol üstlendiğini bildiren Prof. Dr. Küçüködük, Omega-3 yağ asitlerinin, soğuk su balıklarında bol miktarda bulunduğunu ifade etti.

Balığın sağlıklı beslenmede vazgeçilmez bir gıda maddesi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Küçüködük, özellikle çocuklara genel gelişimin yanı sıra beyin gelişimi için de balık yedirilmesi gerektiğini vurguladı.

Çocuklara 7. aydan itibaren balık yedirilmesini öneren Prof. Dr. Küçüködük, şunları kaydetti: “Çocukların normal gelişiminin yanı sıra beyin gelişimleri için de haftada iki gün mutlaka balık tüketmeleri gerekir. Özellikle somon, uskumru, ton balığı, sardalya gibi balıklar Omega-3 yönünden oldukça zengin balıklardır. Omega-3 yağ asitlerinden DHA insan beynindeki hücrelerin yenilenmesine katkıda bulunur. Balık türüne göre Omega-3 miktarı farklılık gösterebilir. Genellikle ızgarası yapılan balıklar, Omega-3 yönünden zengin balıklar. Ülkemizde en çok tüketilen balıklardan olan hamsi de Omega-3 ihtiyacını karşılayacak düzeyde.”

HAMİLELİKTE BALIK TÜKETMELİ

Beyin gelişiminin anne karnında başladığını ifade eden Prof. Dr. Küçüködük, anne karnındaki bebeğin gelişimi ve anne sağlığı için gebelerin de mutlaka balık tüketmeleri gerektiğini söyledi.

Gebelikte özellikle son 3 ayda anneden bebeğe önemli ölçüde Omega-3 yağ asitleri aktarıldığını bildiren Prof. Dr. Küçüködük, gebelerin bu dönemde bol miktarda balık tüketmesinin yararlı olacağını belirtti.

Prof. Dr. Küçüködük, bol balık yiyen gebelerde erken doğum, düşük ağırlıklı bebek doğurma riskinin de az olduğunu kaydetti.

Yazının Devamını Oku...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

DOMUZ GRİBİ NEDİR?TANISI NASIL KONULUR?HANGİ TAHLİLLER YAPILIR?

2/12/2009 · Kategori: SAGLIK

Domuz gribi nedir,Domuz Gribi Tahlili ve Domuz Gribi Tanısı
   Özellikle Meksika’da domuz gribine bağlı ölümlerin rapor edilmesiyle birdenbire popüler olan bir grip türüdür.Domuzlarda hastalığa yol açan bir mikrorganizma olan influenza tip A virusunun insanlarda oluşturduğu solunum yolu hastalığı domuz gribi olarak tanımlanabilir.
   Şimdiye kadar insanlarda hastalığa yol açmamakta, sadece domuzlarda görülmekteydi. Ancak, mikrorganizmadaki değişime bağlı olarak ortaya yeni bir formu ( influenza tip A H1N1) çıkmıştır ve solunum yolu ile özellikle yakın temas, öksürmek ve hapşırmak suretiyle insandan insana bulaşabilmektedir. 
 
 
Kış aylarında görülen gripten (mevsimsel influenza) farkı var mıdır?
 
H1N1, kış aylarında görülen grip etkeni ile benzer özelliklere sahiptir. Gribin bulaşma yolu ve belirtileri de benzerdir.. Ancak domuz gribinde virus, insanları, kuşları ve domuzları etkileyen bir genetik özelliğe sahiptir.  
 
Domuzlarda hastalık en sık ne zaman görülmektedir ?
 
Domuzlar arasında salgınlar bütün yıl boyunca görülmekle birlikte, ılıman iklimlerde sonbahar ve kış aylarında görülme sıklığı artmaktadır. 
 
Domuz gribinin insan sağlığına etkileri nelerdir?
 
İnsanlar arasında domuz gribi enfeksiyonu, tek tek vakalar olarak ya da salgınlar halinde görülebilir. Klinik belirtileri gribe (mevsimsel influenzaya) benzerdir. Bunlar; ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, öksürük, genel vucut ağrısı, halsizlik ve bitkinlik şeklindedir. Ancak bazı vakalarda hiçbir belirti görülmezken bazıları ölümle sonuçlanabilmektedir. 
 
İnsan domuz gribi virüsü nasıl bulaşır?
 
İnsanlar domuz gribini genellikle enfekte olmuş domuzlardan almaktadır. Ayrıca şu anki salgında insandan insana bulaşmanın olduğu düşünülmektedir. İnsandan insana bulaşmada yakın temas,hapşurma , hastalığı taşıyanlarla aynı ortamı paylaşma gibi faktörler rol oynamaktadır. 
 
Domuz gribinin belirtileri nelerdir ?
 
Bildiğimiz Gribe benzer belirtilerle seyretmektedir.Domuz influenza A virus enfeksiyonunda , ateş, öksürük, boğaz ağrısı, kas ve eklem  ağrısı, yorgunluk, kırgınlık, baş ağrısı, üşüme, kusma ve ishal görülmektedir. Ağır vakalarda zatüre, solunum yetmezliği ve bazen de ölüm görülebilmektedir. Hastalık özellikle genç ve orta yaş grubunu tutmaktadır.
 
Domuz Gribi Tanısı ve Domuz Gribi Tahlilleri:
 
Hastalığa ait belirtilerin ortaya çıkmasını takiben 24 ile 72 saat sonra Burun ve ağızdan alınan sekresyonlardan virolojik incelemeler yapılması ve kanda virus araştırılması ile tanı koyulur. 

Domuz Gribi Tanısında Kullanılan Laboratuvar Testleri

Domuz Gribi Tanısında Kullanılan Tahliller 3 ana başlıkta incelenmektedir. 
 1)Hızlı Antijen Testleri: Domuz Gribi etkeni olan İnfluenza A viruslarını tespit etmeye yönelik hızlı antijen testlerinin duyarlılıkları düşüktür ve yanlış negatif sonuç verebilir. Ayrıca bu laboratuvar tahliliyle mevsimsel influenza A ile swine influenza ayrımı yapılamadığından ileri tetkiklere ihtiyaç duyulur. 
2)PCR Testleri(Polimeraz Zincir Reaksiyonu Tahlili): Bu testler  influenza A virusunu güvenilir şekilde tesbit etmektedir.Ancak Domuz Gribi etkeni olan  H1N1 virusunun  alt tiplendirmesini yapamamaktadırlar. 
3)Virus İzolasyonu:Domuz gribine neden olan İnfluenza A H1N1 virusunun  doğrulamak için virus izolasyonu  ve en azından genomun kismi sekanslaması yapılmalıdır. 
   Domuz Gribi tanısında kullanılan en güvenilir yöntem olan   PCR protokollerinin güncellendiğini ve primer prob ve pozitif kontrolleri içeren “Swine İnfluenza PCR Test Kiti”  dir.Bu test Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından ulusal influenza merkezlerine gönderilmiştir.
 
Domuz eti ve domuz ürünlerini yemek güvenli midir? 
Domuz gribinin, usulüne uygun hazırlanan domuz eti veya diğer domuz ürünlerinin yenmesiyle bulaştığına dair kanıt yoktur.Ayrıca virüs 70 º C derece ısıtılınca ölmektedir.      
 
Domuz Gribinden Nasıl Korunmalıyız ? 
Mevsimsel gripten korunmak için yapılması gerekenlere benzer önlemler alınmalıdır.
En etkili önlem el yıkamadır. Öksürürken ya da hapşırırken ağız ve burun tek kullanımlık mendil ile kapatılmalıdır.. Özellikle hapşırma yada öksürme sonrasında eller  sabunlu suyla yıkanmalıdır.Hasta kişilerle temastan kaçınmalıdır. Bol sıvı gıda tüketilmesi,vitamin alınması dinlenme ve düzenli beslenmeye dikkat edilmesi önerilmektedir. 

Yazının Devamını Oku...

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

DR.MEHMET ÖZ DEN VÜCUDUNUZU GEÇNLEŞTİRECEK İPUÇLARI

2/12/2009 · Kategori: SAGLIK

İpucu 1

Tavşan yiyeceklerinden şaşmayın!

Yapılan araştırmalarda, fazla salata tü­keten insanların diğerlerine oranla liko-pen, alfa ve beta karoten, folik asit ve C, E, B6 vitaminleri oranlarının daha yüksek ol­duğu biliniyor. Yani “tavşan yiyeceklerin­den” şaşmamalısınız. Şimdi kendinize gü­zel bir salata tabağı yapın, içine koyacak­larınız kanser savaşçılarıyla, kemik güçlendiricilerle ve kalp krizi önleyicilerle dolu olacaktır.
İşte yeşil yumruğun gücü! Günde beş porsiyon salata tüketmeniz sağlığınıza olumlu bir katkı yapacaktır. Bunun içine yiyeceğiniz meyveler de da­hildir. Eğer günlük beslenme stilinizde hiç salata yoksa bugünden başlayarak en azın­dan bir porsiyon ekleyin. Sonrasında iki bardak meyve suyu ile bu oranı arttınn. A, E, B6 ve folik asit oranlarınızı daima yu­karıda tutun. Sağlığınızdaki mucizevi ge­lişmeleri fark edeceksiniz.

* Günde beş porsiyon salata içeren bir beslenme düzeni uygulamak Gerçek Yaş‘ınızı dört yıla kadar gençleştirebilir.

İpucu 2

Cildinizi çikolata ile genç­leştirin!

İşte muhteşem bir cilt için gerekli for­mül: Nemlendirici, temizleyiciler, güneş kremleri ve… Çikolata! Evet, doğru duydu­nuz. Siyah çikolatada bulunan kakao, yoğun şekilde flavanol içermesi nedeniyle cil­dinizin dokusunu güzelleştirir, hidrat sevi­yesi ve kan akışını düzenler. Hatta güneş ışıklarının zararlı etkilerine karşı cildinizi korumaya yüzde 25′e kadar katkı sağlar. Peki bunu nasıl başarıyor? Yüksek oranda­ki antioksidan gücü sayesinde. Fakat çiko­latayı abartmadan tüketin, içindeki yağ ve kalori oranı yüksektir. Ayrıca güneş kremi kullanmaya da devam edin. Yapılan bir araştırmada, bir grup kadına 12 hafta bo­yunca her gün yarım fincan kakao içeren miktarda siyah çikolata (içeriğindeki flava­nol miktarı 329 miligram) yedirildi. Çalış­ma sonunda, baştaki cilt durumları ile oran­landığında, kadınların çok daha az cilt ku­ruluğu çektikleri ve ciltlerinin daha yumu­şak ve pürüzsüz olduğu gözlemlendi. Ayrı­ca düzenli kan akışı sayesinde ciltlerinin alt tabakalarının kalınlaştığı ve güneşe karşı daha korumalı bir hale geldiği belirtildi.

* Düzenli olarak yeterli miktarda anti­oksidan almak Gerçek Yaş‘ınızı altı yıla kadar gençleştirir.

İpucu 3

Kalbinizi baharatlarla ısıtın!

Eğer kalbinizi daha mutlu etmek isti­yorsanız en sevdiğiniz sıcak içeceğin içine bir fiske tarçın katabilirsiniz. Araştırmacı­lar tarçının muhtemelen kalp dostu fenol­ler içermesi nedeniyle güçlü bir antioksi­dan özelliğe sahip olduğunu buldular. Kendinizi kalp hastalıklarına karşı koru­mak amacıyla ara sıra içtiğiniz sıcak kakaonun, kahvenin veya diğer içeceklerin içine bir miktar çekilmiş tarçın ekleyebi­lirsiniz. Antioksidanlar yaşlanma ve hasta­lıklara karşı çok güçlü bir koruma sağlar­lar. Doğru miktar ve çeşitte antioksidan al­dığınızdan emin olmak için pek çok renk ve çeşitte meyve, sebze, baharat ve kabuk­lu yemiş yemeniz gerektiğini bilmelisiniz. Her şeyin tazesini bulmak mümkün olma­yabilir, dondurulmuş, kurutulmuş veya konserve edilmiş gıdalar da antioksidan bir katkı sağlayabilirler.

* Günlük besinleriniz ya da gıda tak­viye edici ürünler sayesinde aldığınız doğru dozdaki antioksidanlar altı yaşa kadar genç kalmanızı sağlar.

İpucu 4

İçecek deyip geçmeyin!

Aldığımız kalorilerin yaklaşık yarısı tü­kettiğimiz sıvılardan geliyor. Eğer biraz kilo vermek istiyorsanız ne içtiğinize dik­kat etmelisiniz. Şekerli içeceklerin olum­suz özelliği sizi katı yiyeceklerin tuttuğu gibi tok tutmamasıdır. Gün içinde birçok kutu şekerli içecek içebilirsiniz, ortalama bir kutusu 150 kaloriden hesaplanır ve bunların hiçbiri sizi tok tutmaz. Aynı anda yemek yemek de istersiniz. Büyük ihti­malle bir sonraki öğünde içtikleriniz yü­zünden daha da az yemek yemeyeceksiniz ve şekerli içeceklerden aldığınız kaloriler hep ekstra olacak. Yapacağınız en güzel şey kendinize bir büyük bardak su doldu­rup afiyetle içmektir.
İşte en iyiden en kötüye tükettiğimiz sıvılar
1- Su: Vücuda kattığı değerler açısın­dan en önemli sıvıdır.
2- Şekersiz çay veya kahve.
3- Yağsız veya düşük yağlı süt.
4- Kalorisiz meşrubatlar ve beslenme açısın­dan zengin meyve suları (mesela gün­de bir bardakla sı­nırlamak kaydıyla portakal suyu).
5- En kötüsü mü? “Olağan şüpheliler” besin değeri çok az olan şekerli içe­cekler. Mesela buzlu meyve kokteylleri ve türevleri.

* Vücut Kitle İndeksinizi doğru oran­da tutmak sizin Gerçek Yaş‘ınızı altı yıla kadar gençleştirebilir.

İpucu 5

Domatesin cazibesine siz de kapılın!

Kansere karşı savaşan domatesle, aynı zamanda gençleşebilirsiniz. Araştırmalar haftada en az dört domatesle gırtlak kanse­rinin görülme oranının % 40 azaldığı­nı göstermiştir. Bunun sebebi, domatesin antioksidan gü­cüdür. Domatesin içinde bulunan an­tioksidan likopeni, prostatta hüc­relerin yaşlanma sürecini gecikti­rerek hatta tersine çevirerek kanserden korur. Prostat, özellikle çevresel faktörler ve ser­best radikeller tarafından rahatlıkla zarar görebilir. Likopen, antioksidan özellikle­riyle tanınan karotenoidlerden birisidir. Domatesi pişirmek, likopenin vücut tara­fından emilimini kolaylaştırır, bu nedenle pişmiş domates sosları, çiğ domatesten da­ha yararlıdır. Likopenin emilimi için bir miktar yağa ihtiyacımz vardır, bu nedenle domatesinizi biraz zeytinyağı ile birlikte tüketmelisiniz.

* Düzenli beslenmenize yeterli miktar­da antioksidan katmak sizi altı yıla kadar gençleştirmektedir.

İpucu 6

Daha çok yiyerek kilo verilir mi?

Daha sıkı bir vücut istiyorsanız kahval­tı sofranızı gıda lifi (fiber) ile doldurun. Gıda lifinin genel sağlığınız için çok ya­rarlı olduğu çok yeni bir bilgi değil. Ancak RealAge doktorları Michael Roizen ve Mehmet Öz’e göre, kahvaltı menüsüne eklenecek bol miktarda lif sizin daha yağ­sız ve sağlıklı bir vücuda sahip olmanıza giden yolda büyük bir adımdır. Kahvaltıda yiyeceğiniz yulaf unu, tam buğday ekme­ğinden yapılmış bir tost, sebzeli bir omlet öğleden sonra sizde uyanacak olan tatlı veya çerez benzeri bir yiyecek açlığınızı da frenlemiş olacaktır. Çünkü lifler mide­nizde aynı yollardaki tümsekler gibi hız kesici bir rol oynar ve sizin daha fazla sü­re tok kalmanızı sağlar.

Özellikle kahvaltıda yiyeceğiniz gıda lifi gün içindeki kalori ihtiyacınızı çok azaltır. Ayrıca kan şekeri seviyenizi kon­trol altında tutar ve insülin değerlerinizi düzenler. Günlük 25 – 30 gram gıda lifi tü­ketmeyi amaçlayın, fakat bu süreci yavaş yavaş geçirin. Birden en üst limitten başla­mak yerine, günlük 1 – 2 gram lif ile başlayarak vücudunuzu alıştırın.

* Günlük 25 gram (eğer 50 yaşının al­tında bir erkekseniz 38 gram) gıda lifi tü­ketmek sizin gerçek yaşınızı 2,5 yıl gençleştirir.

İpucu 7

Çavdar ekmeği ve yoğurt tüketin

Kabızlıktan kurtulmak için mükemmel bir karışım yapabilirsiniz: Çavdar ekmeği ve yoğurt! Eğer kabızlık sorunuyla karşılaştıysanız, ekmek ve yoğurt ikilisinden olu­şan bu lezzetli öneri yemek borunuzu te­mizleyecektir. Lifin, vücut içinde hareket sağladığı önceden beri bilinmektedir fakat midedeki gazın çıkmasına ve şişkinliğin inmesine yardım ettiğini herkes bilmez. Yoğurdun içindeki faydalı bir bakteri yük­sek lifli yiyeceklerin yan etkilerini önler ve yok eder. Yeteri kadar lif tüketirseniz, vücudunuz daha uyumlu ve pürüzsüz işle­yecektir. Uzmanların yaptığı çalışmada, günde en fazla sekiz dilim olmak üzere ye­necek yulaf ekmeği ve 1 – 3 kap yoğurt yemek, bağırsak problemlerini büyük oranda engelliyor. Bağırsaklarınızda sorun olmasa bile günde 25 gram lif tüketmek si­ze çok iyi gelecektir. Yulaf ekmeğinin dı­şında, fasulye, brokoli, bezelye, karnaba­har, elma ve çilekte de sağlıklı lifler mevcuttur. Eğer yoğurt sevmiyorsanız ve mi­denizde gaz olduğunu düşünüyorsanız Lactobacillus GG içeren haplardan alabi­lirsiniz.
* Günde 25 gram (50 yaşından küçük erkekler için 38 gram) lif tüketmek, Ger­çek Yaş’ınva iki buçuk yıl gençleştirir.

İpucu 8

Limon dilimlerindeki mucize

Cilt kanserine karşı ekstra bir koruma sağlamak için çayımza biraz limon koy­manız yararlı olacaktır. Limon, portakal ve greyfurt dilimleri d-limonin yönünden zengindir, citrus yağı içinde yer alan bu madde tümör büyümesini bloke ederek cilt kanseri riskini anlamlı ölçüde azaltır. Sıcak çayınızı, tatlınızı ve salatanızı limon dilimleri ile tatlandırırken kansere karşı ekstra bir koruma da sağlayabilirsiniz. Skuamöz hücreli karsinom Amerika’da her yıl 200.000 kişinin yakalandığı bir kanser türüdür. Citrus yağında bulunan d-limonin’in skuamöz hücreli karsinom geli­şimini önlemeye yardımcı olabileceği dü­şünülmektedir. Bununla birlikte cilt kanserine karşı korumak için yeterli değildir.

* Cildinizi kanser yönünden rutin ola­rak kontrol etmeniz sayesinde 1,7 yaşa kadar genç kalabilirsiniz.

İpucu 9

Fıstık yiyin hayatınız kurtulsun!

Kalp dostu bir pazar filesi mi doldur­mak istiyorsunuz? İçine bir miktar da yer­fıstığı ekleyin. Kendi hayatınızı kurtarmak hiç bu kadar kolay olmamıştı: Haftada iki defa bir avuç dolusu yerfıstığı yiyin. İçin­deki doymamış yağlar yüzünden badem, ceviz veya fıstık yiyen erkeklerin kalp kri­zi riskleri tam yarı yarıya inmektedir. Fıstıkta aynı avokado, zeytinyağı, keten tohu­munda olduğu gibi kalp dostu doymamış yağlar bulunur. Yapılan bir araştırmada, haftada en az iki sefer fıstık yiyen erkekle­rin, hiç yemeyenlere oranla yüzde 46 daha az kalp krizi geçirdikleri görülmüştür. As­lında fıstık yüksek kalorili bir yiyecek ol­masına rağmen vücudumuz fıstığın için­deki bütün kaloriyi emilime katmamakta­dır. Eğer amaç kilo vermekse, diğer ye­mişlerin yanına fıstığı eklemek yerine, lis­tede diğer yemişlerin yerine fıstığı ekle­mek daha akıllıca olacaktır.

* Az yağlı ürünlerle beslenmek ve sağlıklı doymamış yağlar tüketmek gerçek yaşınızı 6 yıl gençleştirecektir.

İpucu 10

Tuzluğunuzu soya sosuyla değiştirin!

Yemek masanızdaki tuzluğu bir soya sosu şişesiyle değiştirmek kanınızdaki pıhtı oluşma riskini azaltacaktır. Yeni bir çalışma soya sosunun kanın incelmesine yardımcı olan bazı “antiplatelet” maddeler içerdiğini kanıtlamıştır. Bu da kanda pıhtı oluşumu ve felç riskini azaltacaktır. Bu­nunla birlikte soya sosunun sodyum yö­nünden hayli zengin olduğunu hatırlamalı­sınız. Bu nedenle aldığınız gıdalara tat vermek istiyorsanız soya sosunu tuzu kul­landığınız gibi ölçülü kullanmaya dikkat edin. Herhangi bir marka soya sosunun bir çay kaşığına karşılık ge­len kısmında 300 mi­ligram sodyum mev­cuttur.
Sağlıklı sodyum alım sınırı günde 2400mg’dır, bu nedenle her bir çay kaşığında 175 miligram sodyum içeren düşük sod­yumlu soya sosunu aramalısınız. Yarım çay kaşığı sofra tuzunda ise yaklaşık 1000 miligram sodyum mevcuttur.

* Sağlığınıza duyduğunuz kesintisiz il­gi ve yakın izleme sayesinde 12 yaşa ka­dar genç kalmanız mümkündür.

İpucu 11

Kemik yoğunluğu için kabuklu pirinç

Bir kâse kabuklu pirinç pilavı sayesinde kemiklerinizi sağlıklı tutabilirsiniz. Ka­buklu pirinç iyi bir magnezyum kaynağı­dır. Magnezyum kemik mineral yoğunlu­ğunun artmasına yardımcı olur. Yaklaşık 3/4 bardak kabuklu pirinçte 40 mg. mag­nezyum mevcuttur, beyaz pirinçteki miktar bunun yarısıdır. Bir miktar karşık sebze veya ızgara somon fazladan bir magneazyum desteği ve diğer başka önemli besinleri de sağlayacaktır. Pek çok kimse sağlıklı kemikler için kalsiyuma ihtiyacı olduğunu bilir, bununla birlikte araştırmalar magnezyumun da kemiklerin mineral yoğunluğunu korumada en az kal­siyum kadar önemli olduğunu ortaya koy­maktadır. Kabuklu pirince ek olarak yük­sek oranda magnezyum içeren gıdalar ara­sında tofu, soya fasulyesi, Meksika fıstığı, somon ve güçlendirilmiş tahıllar mevcut­tur.

* Kadınlar için günde 400 mg. erkek­ler için ise günde 333 mg’lık magnezyum alımı yeterlidir ve sizi 0,9 yaşa kadar gençleştirebilir.

İpucu 12

Ayçekirdeğinin faydaları

Proteinden yana zengin ayçekirdeğini arada bir atış­tırmak kan basıncımızı düşür­meye yardımcı ola­bilir. Araştırmalar göstermektedir ki bitki­sel proteinlerden yana zengin bir beslenme programı, örneğin ayçekirdeğinde bulu­nan protein yüksek kan basıncı değerlerinin düşürülebilmesine yardımcı olmakta­dır. Hayvansal proteinden yana zengin bir beslenme programında bu mevcut değil­dir. Taze sebze alımınızı artırmanız daha fazla lif ve hastalıklarla savaşan besin tü­ketmeniz anlamına gelir. Sebzeden yana zengin beslenme programlan obezite, kalp hastalığı, diyabet ve belirli kanser türlerine yakalanma riskini azaltabilir.
Düzenli egzersiz, stresin azaltılması, eğer tuza kargı duyarlı iseniz tuz alımının kısıtlanması kan basıncınızı kontrol altına almanıza yardımcı olacaktır.

* Kan basıncınızı 115/176 mm Hg dü­zeyinde tutmak sizi 12 yaşa kadar gençleştirebilir.

İpucu 13

Prostata karşı maydanoz

Maydanoz sizin için sadece bir garnitür olabilir, ancak yapılan araştırmalar mayda­nozun hayatımızda çok daha önemli bir rolü olduğunu gösteriyor. Bu araştırmalar “api-genin” açısından son derece zengin olan bu yiyeceğin prostat kanserinin gelişimine se­bep olan hücrelerin büyümelerini engelledi­ğini gösteriyor. Araştırmacılar maydanozun sadece yemeğin yanında yenilen bir garnitür olmaktan çıkıp, tek başına öğün aralarında da yenmesi gerektiğini belirtiyor. Mayda­nozda karşımıza çıkan flavonoidlerin çok çeşitli alt sınıfları var; bunlar fiavonols, flavones, flavanones gibi uzayıp gidiyor. Bu alt sınıflarda da vücudumuz açısından son derece yararlı olan luteolin, guersetin, siyanidin ve apigenin gibi kimyasallar var.
Neyse ki tüm bunları aklımızda tutma­mız için bir neden yok. Tek hatırlamamız gereken bolca meyve ve sebze yemek; çünkü bu kimyasallar meyve ve sebzeler­de miktar olarak son derece fazla. Bunun yanı sıra çay, şarap ve bira gibi içecekler­de ve ana maddesi kakao olan çikolatada da bu maddeleri bulabilirsiniz. Bu yüzden şimdi her şeyi bir kenara bırakın ve hergün öğünlerinizde mutlaka bu anti kanserojen, antioksidan etkili meyve ve sebzeleri bulundurun.


Yazının Devamını Oku...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

ÖKSÜRÜĞE FAYDASI OLACAK ÖKSÜRÜK ÇAYLARI TARİFİ

23/11/2009 · Kategori: SAGLIK

1.ÖKSÜRÜK ÇAYI TARİFİ

15 gr. meyan kökü

10 gr. gül hatmi çiçeği

Bir çubuk tarçın

 

Hazırlanışı: Malzemeler 500 gr. suda 5 dakika kaynatılıp 15 dakika demlendikten sonra içilir.

 

2.ÖKSÜRÜK ÇAYI TARİFİ

1 adet kara lahana

1 bağ ıspanak

1 adet limon

2 adet salatalık

2 adet kırmızı biber

 

Hazırlanışı: Malzemeler blendırdan geçirildikten sonra (özellikle sabahları) içilir.

 

3.ÖKSÜRÜK ÇAYI TARİFİ

 250 gr. keçi boynuzu

1 lt. su

 

Hazırlanışı: 250 gr. keçi boynuzu 1 lt. suda kaynatılarak suyu içilir.


Yazının Devamını Oku...

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::